TANIK

Tarihe tanık olmak bu günlerde hepimizin dilinde. Covid-19, yangınlar, seller, krizler... Hepsini gördük. Benim bu 22 yıllık,göreceli az kullanılmış bedenim bile hepsini gördü. Bunların çoğu oldu ve bitti, bazıları hala devam ediyor. Ve benim aklıma gelen soru şu; tarihe tanıklık etmekten sadece ben mi sıkıldım? Derdim tarih yazmak değil. Komik olurdu zaten. Sadece daha iyi, daha mutlu zamanlara denk gelmek isterdim. Şansıma küstüm başka bir şey değil yani. Tanık olmanın acısı da burada çıkıyor zaten. Elimizden bir şey gelmiyor. Tanıklık yetmiyor hiçbirimize ama yön verecek gücümüz de yok. E ne yapalım şimdi? Gerçi söylenmeye hakkımız da yok. Dünyayı birbirine biz kattık. Doğa Ananın kalbini söktük çıkardık. Viran eyledik bütün kurallarını. Bu sahnede tanık değiliz sanığız aslında. Cezamız kesildi bile; izlemek bütün bu olanları. İzlemek her anı, söylenen her sözü duymak, gidişatın farkında olarak. Ağır ama hak edilmiş bir ceza. Belki bu hale hep birlikte getirmedik Doğa Anayı bize ceza verecek kadar sinirlenmesine üzülmesine sebep olmayanlar da bizimle birlikte çekiyor cezayı sadece. Kurunun yanında yaş da yanıyor tabiri caizse. Oradan anlıyorum Doğanın bize ne kadar sinirli olduğunu, kendi çocuklarını falakaya yatırmış bir yandan ağlıyor bir yandan vuruyor.




Popüler Yayınlar